[title size=”1″ content_align=”left” style_type=”single” sep_color=”” class=”” id=””]Meteoroloji Bilgisi (Hava Durumu)[/title]

Atmosfer içerisinde meydana gelen fiziksel olayları inceleyen bilim dalına meteoroloji denir. Bizler denize çıkmadan önce nasıl teknemizin özelliklerini bilmek zorundaysak genel olarak meteorolojik koşulları da bilmek zorundayız. Hava tahmini gelişen teknolojiye rağmen bir hayli zor bir iştir. Bundan dolayı birçok farklı istasyondan o anki genel hava koşullarıyla ilgili farklı yorumlar gelebilir. Bizim yapmamız gereken olası şartları değerlendirip en kötüsüne göre önlem almaktır. Çünkü her an her şey değişebileceği gibi hava koşulları da çok kısa zaman dilimlerinde çok büyük farklılıklar gösterebilir. Bizlerin hava tahmini yapabilmemiz için gerekli bilgiler; barometre, termometre, gökyüzünün görünüşü ve rüzgârın durumudur. Ayrıca sürekli açık olan telsizimizin meteoroloji kanalından ve internet üzerinden sürekli bilgiler alabiliriz. Biz öncelikle atmosferi İnceleyeceğiz .

     Atmosfer ve yapısı: Atmosfer dünyamızı saran renksiz ve kokusuz bir gazdır. Atmosferi oluşturan hava ℅78 azot, %21 oksijen ve %1 de diğer gazları içermektedir. Atmosferdeki hava olaylarının oluşmasının nedeni atmosfer içindeki sıcaklıkların farklı bölgelerde farklı değerlerde olmasındandır. Atmosfer içerisindeki hava akışını sağlayan rüzgârlardır. Rüzgârlar atmosfer içresindeki basınç farklılıklarından oluşmaktadır. Basınç farklılıkları ise sıcaklık farkından meydana gelmektedir. Isınan havanın hacmi genişler, hacmi büyüyen havanın yoğunluğu azalır ve yükselir. Bunun aksine soğuyan havanın hacmi küçülür, yoğunluğu artar ve alçalır. Atmosferdeki temel hava hareketinin nedeni budur. Meteorolojik olayların yaşandığı stratosfer tabakası ekvatorda kutuplara nazaran daha yüksektir. Güneş ışınları ekvatora daha dik geldiği için buralarda ısınan hava kutuplara doğru gidip burada soğurlar ve yoğunlaşıp çökerler. Genel olarak böyle bir döngü vardır.

     Rüzgârlar: Daha önce rüzgârların atmosfer içerisindeki basınç farklılıklarından meydana geldiğini söylemiştik. Yüksek basınçtan alçak basınca doğru hava hareketi olan rüzgârlar estikleri yöne göre isimlendirilirler.

Rüzgar Yönleri
                                                                                      Rüzgâr Yönleri 

     Rüzgârların hızları anemometre denilen bir cihazla ölçülür. Sıcaklık termometre, basınç ise barometre ile ölçülür. Rüzgâr hız birimleri; km/saat, m/saniye ve knot’dır (deniz mili / saat). 1 Knot(deniz mili)=1852 metre dir. Sıcaklık birimi c˚ (santigrad), basınç birimi ise b (bar) dır.

Bofor (Beaufort) ölçeği denilen ölçek sayesinde bizler rüzgâr şiddetini tahmin ederiz.

Bofor KuvvetiGenel
Tanım
Deniz ölçütü   Knot
      0SakinDeniz ayna gibidir.      0-1
      1Esinti Köpüklü tepeleri olmayan pullanma görüntüsünde hafif dalgalanma      1-3
      2Hafif esintiKüçük dalgacıklar, hâlâ kısa ama daha belirgin dalga tepeleri camsı görüntüdedir ve kırılmazlar.      4-6
      3Tatlı meltemGeniş dalgacıklar dalga tepeleri kırılmaya başlar. Camsı görünümde köpükler. Belki dağınık küçük beyaz köpüklü anaforlar.     7-10
      4Mutedil rüzgârKüçük dalgalar uzamaya başlar. Beyaz köpüklü anaforlar sıkça görülmeye başlar.     11-16
      5Sert rüzgârDaha belirgin uzun şekiller alan mutedil dalgalar. Birçok beyaz köpüklü anafor oluşur. Bazı serpintilerin olma şansı vardır.    17-21
      6Kuvvetli rüzgârBüyük dalgalar oluşmaya başlar. Beyaz köpüklü dalga dorukları şimdi her yerde daha yaygındır. Muhtemelen bira serpinti olur.    22-27
      7Fırtınamsı rüzgârDeniz kabarır, kırılan dalgalardan çıkan beyaz köpükler rüzgâr yönünde şeritler halinde sürüklenir.    28-33
      8FırtınaDaha uzun orta yükseklikteki dalgalar. Dalga doruklarının uçları rüzgârla damlacıklar halinde saçılır. Köpükler rüzgârla çok belirgin şeritler halinde sürüklenir.    34-40
      9Kuvvetli fırtına Yüksek dalgalar. Rüzgâr yönünde sürüklenen yoğun köpük şeritleri. Dalga dorukları düşmeye, takla atmaya ve dalga üzerinde yuvarlanmaya başlar. Saçılan damlacıkların yoğunluğu görüşü etkileyebilir.    41-47
     10Şiddetli fırtınaUzun zaman asılı kalan doruklarıyla çok yüksek dalgalar. Yoğun, sürüklenen büyük köpük şeritleri. Yüzey beyaz bir görünüm alır. Görüş     48-55

     Bofor çizelgesi

      Denizler karalara nazaran daha geç ısınırlar ve daha geç soğurlar. Karalar ise denizlerden daha çabuk ısınıp ve daha çabuk soğurlar. Yani gündüzleri karalardan denizlere, geceleri ise denizlerden karalara olan bir hava akımı vardır. İşte bu ısı farkından dolayı oluşan rüzgârlara meltem denir. Meltemler, kıyıdan 30km içerideki bölgelerde oluşur, bölgenin diğer kısımlarında esen rüzgârlar farklı yönlerde esebilir. Deniz meltemleri karanın hızlı ısındığı basınçlı günlerde meydana gelirler. Hava, basıncın görece alçak olduğu bir bölgesel basınç alanı oluşturarak yükselir. Bu hava alçalan yüksek basınçlı havayla karşılaşınca yayılmaya başlar. Yüzeyde ise yükselen havanın yerini denizden gelen hava kütlesi alır. Havanın yüzeydeki bu hareketi ile deniz meltemleri oluşur. Geceleri bu olay tam tersine çevrilir. Daha sıcak olan deniz üzerinde bir alçak basınç alanı oluşur. Hava karadan denize doğru hareket eder.

                

                                                                      Gündüzleri oluşan meltem

Gece Meltemi

Geceleri oluşan meltem

     Meltemler her gün oluşmayabilir. Örnek vermek gerekirse bulutlu bir günde karalar ve denizler çok az güneş ışını alırlar. Bu da kara ve deniz arasındaki sıcaklık farkının hava dolaşımına neden olamayacak kadar az olması anlamına gelir.

            BASINÇ ALANLARI VE CEPHELER

     Yüksek basınç alanları, aralarında gidip gelen hava kütleleri ile birlikte sürekli olarak yeryüzünün üzerinde dolaşırlar. Bir bölgeye doğru hareket eden hava, o bölgeye, geldiği yerin özelliklerini de taşır. Farklı özelliklere sahip iki hava kütlesini karşılaştığız zaman, bunlar kolayca birbirine karışmaz. Bu yerlerde cephe adı verilen bir sınır oluşur.

     Meteoroloji uzmanları, yüksek basınç alanlarını antisiklonlar, alçak basınç alanlarını da siklon olarak adlandırırlar. Yüzey rüzgârları, bir yüksek basınç alanından bir alçak basınç alanına estiğinde Coriolis kuvvetlerinden dolayı basınç merkezi etrafında dönmeye zorlanırlar.

                   1
         Kuzey ve güney yarıkürede yüksek basınçta havanın dönme yönü (Coriolis kuvveti)

     Ekvatordan ısınarak yükselen ve dünyanın kuzey ve güney yarıküresine savrulan hava, buralarda coriolis kuvvetinden dolayı farklı yönlerde dönerek ilerler. Kuzey yarıkürede yüksek basınç alanları saat yönünde, alçak basınç alanları saat yönünün tersine dönerler. Bu olay güney yarıkürede tam tersinedir yani yüksek basınç saat yönün tersine, alçak basınç alanları saat yönünde dönerler.

          1                         1

Kuzey yarıkürede oluşan yüksek basınç sistemi                      Güney yarıkürede oluşan yüksek basınç sistemi 

     Cepheler: Cephe, farklı sıcaklık ve nem koşullarına sahip hareketli iki hava kütlesi arasında oluşan sınırdır. Ana cephe, kutup cephesi adını verdiğimiz cephedir ve 60˚ kuzey ile 60˚ güney enlemleri çevresinde bulunur. Kutuplarda gelen soğuk hava ile ekvatorda gelen sıcak tropikal hava bu cephede buluşur. Kutup cephesi boyunca bulunan yerlerde sıcak hava kütlesi soğuk hava kütlesinin içine doğru, başka yerlerde ise soğuk hava sıcak havanın içine doğru bir girinti oluşturur. Bu hareketlerin nedeni cephe boyunca basınç farklılığının olmasıdır. Cephe boyunca, sıcak hava genellikle soğuk havanın üstünde yükselir. Değişik yerlerde farklı hızlarda yükselen sıcak hava alçak basınç alanları oluşturur. Sıcak ve soğuk hava arasındaki sıcaklık farkı ne kadar büyükse sıcak hava o kadar hızlı yükselir. Sıcaklıktaki en büyük farklılıklar bir hava kütlesinin diğerinin içine en fazla girdiği noktalarda görülür. Yükseklerdeki rüzgârlar da belirli yerlerde hava kütlesinin yükselmesine neden olabilir.

  1                    1 
 Sıcak hava soğuk havanın üstünde yükseliyor.                         Soğuk hava sıcak havanın altına giriyor.

     Bulutlar: Bulutlar havanın soğumasıyla oluşan milyonlarca küçük su damlacığından veya buz kristallerinden meydana gelir. Bulutlar biçimlerine, yüksekliklerine ve büyüklüklerine göre adlandırılırlar. Bizlere hava tahmini yapabilmemiz için çeşitli ipuçları verirler.

     Hava gözle görülemeyecek kadar küçük milyonlarca toz taneciği içerir. Nemli hava yükselince genleşip soğur, soğuyunca da içerdiği su buharı, toz taneciklerinin üzerine yoğunlaşır (tekrar sıvı hale gelir). Böylece küçük su damlacıkları oluşur ve bunlarda bulut biçiminde bir araya gelirler. Bu olayın gerçekleştiği sıcaklığa “çiy noktası” denir. Bulutların sıcaklığı donma noktasının altına düşerse, su damlacıkları donarak buz kristalleri haline gelirler. Havanın yükselmesinin ve bulutların oluşmasını birkaç nedeni vardır. Bunlar;

        1
Buharlaşma

         1
Herhangi bir yükselti ile karşılaşıldığında

         1
İki farklı cephe sistemi karşılaştığında

     Günümüze kadar belirlenmiş yaklaşık olarak yüzün üzerinde bulut çeşidi vardır. Biz bunların en sık görülenlerini incelemeye çalışacağız. Bulutların iki tane ana yapısı vardır. Dikine yığın halinde (kümülüs), tabakasal olarak (stratüs). Kümülüsler atmosferdeki konveksiyon akımları sonucu, stratüsler ise tabakasal soğuma sonucu oluşurlar. Bulutlar isimlendirilirken, bulutların yapısının öncesinde yüksekliğini belirten ifadelerde kullanılır (alto, sirro gibi). Nimbo eki yükseklik belirtmez, yağış anlamındadır.

1

Oluşum yüksekliklerine göre çeşitli bulutlar

     StratüsTroposferin en alçak seviyesinde bulunurlar. Bu bulutlar karalarda sıfır seviyesine kadar inebilirler fakat denizlerde en fazla 25-30 metreye kadar inebilirler. Ortalama 300-400metre arası yüksekliklerde oluşur. Sıcak cephenin önünde bulunan ve görüşü bozan bir buluttur. Sis bulutu da denir. Bunların en önemli özelliği çisenti bırakmalarıdır. Genelde kış aylarında rastlanır ve gri renklidir. Bazı zamanlarda tüm gökyüzünü kapsayabilirler.

     Kümülüs: Genel olarak iyi hava habercisidirler ve yerin fazla ısınması sonucu yükselen havanın ani soğuması sonucu meydana gelirler. Düztabanlı ve pamuk yığınına benzemeleri ayırt edici özellikleri arasındadır. Hem yüksek hem alçak basınçta bulunabilirler. Renkleri genel olarak parlak beyazdır. Ortalama 200-3000metre arası yüksekliklerde oluşur.

     Sirüs: Çok yükseklerde tüysü bir görünüme sahip, buz kristallerinden oluşan, genelde iyi hava habercisi olan fakat bazı zamanlarda beklenmedik fırtına habercisi olabilen bir buluttur. Eğer güneyli yönlerde görülürse barometre, termometre, deniz durumu ve rüzgâr iyi takip edilmelidir. Siklonik fırtına veya sıcak cephenin yaklaştığını haber veriyor olabilir. Kuzeyde gözlemleniyor ise hava yükselmiş ve geçmiştir.

     Nimbüs: Çok fazla koyu renkteki bu bulutlar stratüslere benzemekle birlikte getirdikleri mutlak kötü hava ve yağışlarla birlikte onlardan ayrılır.

Çeşitli bulut resimleri;

                                   Sirüs              Kümülüs
                                                             Sirüs                                                           Kümülüs

                                   Kümülonimbus        Stratüs
                                                      Kümülonimbus                                              Stratüs

                                Sirrostratüs            Altokümülüs
                                Sirrostratüs                                                    Altokümülüs

                                 Stratokümülüs        Nimbostratüs
                                                      Stratokümülüs                                             Nimbostratüs
      
                                 Kümülonimbus (uzaydan görünüş)        Sirrokümülüs
                                    Kümülonimbus (uzaydan görünüş)                                 Sirrokümülüs

                                 BAROMETRE TERMOMETRE İLİŞKİSİ 

Barometre Termometre İlişkisi